Enteller’de Keşfetti

Yusuf İZEL

Her altı ayda bir albüm yaparak dünya müzik tarihinde farklı bir rekora imza atan Müslüm Gürses, adından bu kez daha da farklı bir şekilde söz ettiriyor. Ünlü arabeskçi artık rock’çısından popçusuna, DJ’inden şovmenine derken, şimdi de entellerin de gözdesi

Müslüm Gürses için ne söylesek, ne yazsak az. Çünkü mensubu olduğu tarzdan yola çıkarsak, ansiklopediler dolusu dökümanı size sunmamız gerek. Yok eğer yaptığı albümleri ve seslendirdiği şarkıların bir liste halinde yayınlayalım desek, bu kez de elinizde tuttuğunuz derginin sayfaları kifayet etmez. Gelin onu tarihe gömelim desek, zaten hiç sığmaz… Gürses yıllarca seslendirdiği elemli şarkılardan usunmış olacak ki, iki yıl önce Teoman’ın kapısını çalıp rock motiflerle süslü ‘Paramparça’ şarkısını istemişti. Gayet de güzel yorumladı. Teoman, ünlü arabeskçiye methiyeler dizerken bir tek “Babacağım artık ben yazayım, sen oku” demediği kalmıştı. Derken Gürses ikinci albümünde bu kez de Sezen Aksu’nun kapısını çalarak onun Tarkan’a okuması için verdiği ‘İkimizin Yerine’sini istedi. Onu da başarıyla okudu, alkışlar, kızılca kıyamet derken, Gürses minik bir hata yaptı. Gitti, “Hazır tarzımı değiştirmişken, bir tane de argo parça okuyayım” diye düşünmüş olacak ki, garip bir şarkı seslendirdi. Son albümü satmadı falan filan.

Derken Gürses’e bu kez de entelüktüel kesim sahip çıktı. Nasıl mı? Şiir dünyasının ünlü ismi Murathan Mungan’ın şarkı olmuş ya da tiyatrolarda seslendirilmiş eserlerinin bir albümün çatısı altında toplanacağını AKŞAM’da duyurmuştu. İşte bu albüm de yıllar önce Yeni Türkü seslendirdiği ‘Olmasa Mektubun’ şarkısını, bu kez de ünlü arabeskçiye yorumlatmışlar. Gürses de ‘hayır’ dememiş. Hem niye desin ki. Dünya hali. Yarın ne olur, ne olmaz değil mi? AB’ye girmeye hazırlandığımız şu günlerde, gençliğin yeni ihtiyaçlarına cevap vermek, değişen dünyaya ayak uydurmanın kime ne gibi bir zararı olabilir ki?

Baba’ya Doyamamışlar

DÜN Müslüm Gürses’in yaşamına ilişkin bazı bilinmez ya da az bilinenleri yazmıştım ya. Meraklısı ve sevdalısı olanlar doyamamış muhabbete. “Biraz daha yaz Müslüm Baba’yı” diyorlar. Yazmaz mıyım? Bakın onun hayatında çok önemli bir olayı paylaşayım sizinle. Baba’yı öldü sanıp diri diri nasıl mezara gömeceklermiş az kalsın, kendi anlatsın dinleyin:

Öbür uykuya geçmek
“Bir gece konser sonrası Tarsus’tan Adana’ya dönüyorduk. Ben uyumuşum. Şoför de uyuklamaya başlayınca bir kamyonla çarpışmışız. Ben o uykudan öbür uykuya geçtim aniden. Alın kemiğim kırılmış. O kazada şoför ölmüş… Beni de öldü sanmışlar zaten… Sonra alıp hastaneye götürmüşler. Morga koymuşlar. Sonra biri fark etmiş; yaşıyor yahu. Kıpırdadı adam’ demiş de öyle yırtmışım. Ben ölümü yaşadım aslında…

Koku almam, az duyarım
Bana göre yeniden hayata dönmüş olmam, Allah’ın bir lütfudur. Alın kemiğim un ufak olduğu için en küçük bir darbede ölebilir ya da kör kalabilirim… Ameliyatta alnıma beynimi koruyacak plaka gibi bir şey taktılar… O korkunç kazadan sonra koku alma duyumu yitirdim… Hiçbir kokuyu alamıyorum ne yazık ki şimdi… Çok kuvvetli parfümler ispirto kokusu veriyor bana… Ayrıca işitme duyumu da yüzde elli yitirdim… Çok ağır işitirim… Neyse, buna da şükür, yaşıyoruz işte…”