Rockçılar da Müslümcü

21.jpg

Teomanın Paramparça adlı şarkısını kendince yorumlayarak ciddi bir değişim sürecine giren arabesk müziğin Babası Müslüm Gürses, Rock İstanbul Festivalinde de konser verdi. Rock müzik tutkunu gençler, sanatçıyı Müslüm Gürses fotoğraflı tişörtlerle karşıladı.

Yakın zamana kadar konserlerinde kendilerini jiletleyen gençleri engellemeye çalışan arabesk müziğin Babası Müslüm Gürses, artık bambaşka bir kulvarda yol alıyor. Gürses, Teomanın Paramparça adlı şarkısıyla esmeye başlayan ve Neredesin Firuzenin soundtrackinde yorumladığı Bülent Ortaçgil şarkısı Sensiz Olmaz ile kuvvetlenen değişim rüzgarlarına kendini iyice kaptırdı. Kısa süre içinde çok daha geniş kesimlerce dinlenmeye başlanan Gürses, son olarak Rock İstanbul Festivali kapsamında Kilyos Solar Beachte bir konser verdi. Dördüncü kez düzenlenen ve yerli yabancı yaklaşık 70 grubun yer aldığı üç günlük festivalin sanatçı kadrosu içinde bulunan Müslüm Gürsesin konserine rock tutkunu gençlerin ilgisi yoğundu. Onun neredeyse tüm şarkılarına eşlik eden üniversiteli gençlerden bazılarının, üzerine Müslüm Gürses fotoğrafı bastırdıkları tişörtlerle konseri izledikleri görüldü. İstanbulu aniden etkisi altına alan yağmur bile konseri gölgeleyemedi ve gençler olumsuz hava şartlarına rağmen son şarkıya kadar Müslüm Gürsese eşlik etmeye devam etti. Bu ilgiden çok memnun kalan sanatçı da, düzenlediği basın toplantısında sevenlerinin tüm çağrılarına yetişmeye ve onlara ulaşmaya çalışacağını belirtti.

Rockcılar Müslüm Baba

151.jpgMüslüm Gürses’in bir gün rockçı gençleri coşturacağı kimin aklına gelirdi. Ama bu da oldu. Arabeskin kralı Müslüm Baba, Kilyos Solar Beach’te konser verdiği rockçı gençleri resmen mest etti.
***

O şimdi rockçıların babası!

Sesi ve muhteşem yorumuyla arabesk müziğinde bir “ekol” haline gelen Müslüm Gürses, şimdi de söylediği rock tarzı şarkılarla, rockçı gençlerin gözdesi haline geldi. Artık rockseverlerin de babası olan Müslüm Gürses’in konserleri, Teoman ve Şebnem Ferah gibi ünlü rockçıların konserlerini aratmıyor. Müslüm Gürses, önceki akşam Rockistanbul konserleri kapsamında Kilyos Beach’te hayranlarının karşısına çıktı. Konsere, Teoman’ın “17” şarkısıyla başlayan Gürses, izleyenlere eski ve yeni şarkılarından oluşan harika bir müzik ziyafeti yaşattı. Üzerlerinde ünlü sanatçının resminin bulunduğu tişörtlerle “En büyük baba, Müslüm Baba!” şeklinde tezahürat yapan rockçı gençler, yağmura rağmen alanı terk etmeyerek konseri izlediler.

Müslüm Baba rock’ı geçti, şimdi sıra Björk’te

71.jpg

Rock İstanbul yarın başlıyor. Yerli-yabancı birçok grubun katılacağı festivalin sürpriz konuğu ise Björk’ün ‘Bachelorette’ adlı şarkısını yorumlayacak olan ünlü arabeskçi Müslüm Gürses Yarın Kilyos Solar Beach’te başlayacak Rock İstanbul’un sürpriz konuğu Müslüm Gürses’in repertuarı belli oldu. Festivalin son günü sahneye çıkacak olan Gürses, İzlandalı aykırı şarkıcı Björk’ün ‘Bachelorette’ adlı şarkısını seslendirecek. Şarkının sözlerini ise Murathan Mungan, Gürses için özel olarak yazmış.
Sanatçı konserinde ayrıca daha önce albümünde söylediği Teoman’ın bestesi ‘Paramparça’ ve Asya’nın sesinden tanıdığımız ‘Olmadı Yar’ adlı şarkılarını da kendi üslubuyla yorumlayacak.
Gürses’in ilk kez seslendireceği diğer besteler ise Yeni Türkü’nün unutulmaz şarkısı ‘Olmasa Mektubun’ ile Erkin Koray’ın başyapıtlarından ‘Yalnızlar Rıhtımı’.
Ancak ünlü arabeskçinin sürprizleri bunlarla sınırlı değil. Çünkü bugüne kadar birçok ilginç çalışmaya imza atan şarkıcı bu konserde kendi bestesi ‘Hasret Rüzgarları’ ile İbrahim Tatlıses’in ‘Ben İnsan Değil miyim’in rock versiyonunu seslendirecek. Yarın saat 13.00’te başlayacak ve sırasıyla Suitcase, Düş Sokağı Sakinleri, Feridun Düzağaç, Dorian, Teoman, Cem Köksal, Hundred Reasons ve Queensryche’in sahne alacağı Rock İstanbul’a Gürses 21 Haziran Pazartesi günü saat 20.00’de konuk olacak.
Björk’ün ‘Bachelorette’ adlı şarkısına Murathan Mungan’ın yazdığı sözler:
Aşk tesadüfleri sever / Kader ayrılıkları / Yıllar geçmeyi sever / İnsan aramayı / Güller açmayı sever / Zaman soldurmayı / Eller birleşmeyi sever / Yollar ayrılmayı

Mahcup bir ilişki

Eskiden rock ve caz dinleyen, aynı zamanda Orhan Gencebay’ın parçalarını sevenler vardı. Ancak bunu 80’lerin ikinci yarısında itiraf edebildiler. Şimdi benzeri bir kuşak Müslüm Baba’ya yanaşıyor; o da mahcup bir çabayla onlara. Çünkü jiletçi kitlesini yitirmek istemiyor.

Kentli, eğitimli, rock müzik dinleyen kesimin Müslüm Gürses’e bu ilgisi nereden çıktı? Şimdiye dek birçok şey söylendi bu konuda. Gelin bunlara bir-iki ek yapalım. Bence bu ilginin geçmişini Cüneyt Arkın’ın oynadığı ‘Dünyayı Kurtaran Adam’ filminin Boğaziçi Üniversitesi Sinema Kulübü tarafından keşfedilmesine dek götürebiliriz. Hafızam beni yanıltmıyorsa, kulüp bu filmi “BÜSK utançla sunar…” filan diye duyurmuştu. Ancak öğrencilerden de gelen tepkiler üzerine bu söz geri alınmış ve özür dilenmişti. Daha sonra film ‘kült’ kategorisine dahil edildi. Peki o olayın anlamı neydi? Türkiye’nin entel kesimi bunca yıl Batı kültürüyle haşır neşir olduktan sonra kendi kültürüyle de ilgilenmeye başlamıştı. Ancak bu ‘mahcup’ bir ilgiydi. Söz konusu kesim ayıplanmaktan korkuyordu. Dolayısıyla bir ‘kitsch’ (banal sanat) esprisi içinde yaklaştılar siyah beyaz filmlere, Muazzez Tahsin romanlarına: “Ah, geçmişte yapılanlar nasıl da içten, nasıl da naifti… Ama aynı zamanda gülünçtü de…” O dönemde ‘2/5 BZ’ adlı bir grup genç, Cüneyt Arkın’ın ‘nayır, nolamaz’lı film replikleriyle Tansu Çiller’in konuşmalarını yeniden montajlıyordu. Ortaya gerçekten çok komik ve tabii Çiller’i alaya alan bir sonuç çıkıyordu.

Kendini Yeniden Konumlandırdı
Yani entel gençler halk kültürüyle ilgileniyorlar ama bunu gülünecek, eğlenecek bir şey olarak sunuyorlardı. Yine de alttan alta ‘imaj çağı’na direnen, ‘samimi’, ‘duyarlı’, ‘yapmacıksız’, ‘mert’, ‘eleştirel’ bir içerik buluyorlardı orada. Bütün bunlar olurken MHP iktidara ortak oldu. Onunla birlikte ülkücü kesimin kimi değerleri de su yüzüne çıktı. Ardından AKP iktidara geldi. Bu da İslami duyarlılığı yüksek kesimlerin değerlerine ilgiyi artırdı. Bu süreçte ne gördük? Dergilerde çıkan haberleri hatırlayın: Üniversiteli, yabancı dil bilen, ABD’de master yapmayı hayal eden kimi gençler Müslüm Gürses’i dinlediklerini söylüyor, Baba’nın odalarına astıkları posteri önünde fotoğraf çektiriyorlardı. Yani: Globalleşme süreci içinde olanlar, yerel kültürü boşlamıyorlardı… Ki bu da küreselleşme kuramcılarının ortaya attığı ‘Glokelleşme’ (glocalisation) fikrine uygundu. Peki böyle bir trend ortaya çıktığında Müslüm Gürses ne yaptı? ‘Mahcup’ bir biçimde, kendini ‘yeniden konumlandırma’ (re-positioning) denemelerine girişti. Mahcuptu bu çaba… Çünkü yeni bir konum alırken kendi asıl ‘jiletçi’ kitlesini de yitirmek istemiyordu. Gülhane Parkı yerine Harbiye Açık Hava’da konsere çıktı. ‘Olmadı Yar’ı öyle bir yorumladı ki Nilüfer’i sürklase etti. Ardından Teoman’ın ‘Paramparça’sını okudu. ‘Olmadı Yar’ kadar etkileyici değildi ama ondan daha fazla ses getirdi. Çünkü sözünü ettiğim entel kesim Teoman’ı dinliyordu. Derken Boğaziçi Üniversitesi mezunu, reklamcı Ezel Akay’ın yönettiği ‘Neredesin Firuze’ filminde Bülent Ortaçgil’in bestesi olan ‘Sensiz Olmaz’ı seslendirdi: Müthişti! Müslüm Baba son olarak Murathan Mungan’ın sözlerini yazdığı parçalardan oluşan, “Söz Vermiş Şarkılar” adlı albümde ‘Olmasa Mektubun’u söyledi. Şahane bir yorum değil ama o ses yok mu… İnsanın içine işliyor. “Biz icabında sizin yüreğinize de akmayı biliriz” diyor sanki.

Kapıyı Hep Açık Tutuyor
Eskiden rock ve caz seven ama aynı anda Orhan Gencebay’ın bazı parçalarını zevkle dinleyenler vardı. Ne var ki bunu ancak 1980’lerin ikinci yarısında itiraf edebildiler. Şimdi benzeri bir kuşak buna Müslüm Baba’yı dahil etti. Ancak Orhan Abi ile Müslüm Baba arasında önemli bir fark var: Orhan Abi müziğini hiç değiştirmedi. Bir bakıma klasikleşti. Ve dinleyici ona yanaştı. Müslüm Baba ise tarzında, daha doğrusu parça seçiminde bir oynama yaptı. Yani beklemedi, değişik bir kitleye kendisi yanaştı. Dikkat edin: Söz konusu kitle (yani rockçılar filan) Baba’nın eski/diğer parçalarını pek dinlemiyor. Müslüm ‘klasikleşmiyor’, bir bakıma ‘gençleşiyor’, ‘uyum sağlıyor’, ‘yenileniyor’. Bunu yapmak için de ‘cover’ denilen, ‘yeniden yorumlama’ tekniğini kullanıyor. Böylece… Eğer çuvallarsa… Reddedilirse… “Canım bir deneme yaptık işte” diyerek jiletçilerine dönüverecek. O kapıyı hep açık tutuyor.
EMRE AKÖZ

En uçuk konser

Müslüm Gürses, rock’çılara saz heyetini tanıtırken, “Onlar da benim gibi uçmuş” dedi.

Fantezi müziğin usta yorumcusu Müslüm Gürses, Kilyos Solar Beach’te düzenlenen ‘Rockİstanbul04’ ün son gecesinde muhteşem bir konser verdi. Sahneye Teoman’ın ‘Paramparça’ şarkısıyla çıkan Gürses, gördüğü yoğun ilgi karşısında şaşkına döndü. Duygularını “Dünyanın her yerinde konser verdim ama buradaki hava bambaşka” diye ifade eden Müslüm Baba, bu kadar ilgi beklemediğini de itiraf etti. Sanatçının saz heyetini tanıtırken “Onlar da benim gibi uçmuş” demesi ise gecenin esprisi oldu. Yaklaşık 2 bin kişinin izlediği konserin büyüsünü yağmur bile bozamadı.

Sabah Gazetesi

Müslüm Gürses rock çı oluyor!

Müslüm Gürses, 19-21 Haziran tarihlerinde yapılacak Rock İstanbul Festivalinde rockçı oluyor. Müslüm Gürses konserinde Beatlesın unutulmaz şarkılarının yanı sıra, Pearl Jam, Nirvana ve Red Hot Chillie Pepperstan şarkılar da söyleyecekmiş. Böylece ilk defa bir arabesk sanatçısı, rock müzik yapan yabancı gruplarla aynı sahnede buluşacakmış.