Baba evine dön

Televizyon garip bir şey!
Hem seyredeni, hem de seyredileni baştan çıkartıyor.
Televizyoncular da öyle!
Az çok ünlü birini bir kez ekrana çıkartmaya karar vermesinler…
Bunu yaptırabilmek için en güçlü ikna yöntemlerini deneyip baştan çıkartmada üzerlerine yok.
Sonuçta işler karışıyor.
Talk show yapacak insan haber sunuyor, haber sunacak insan talk show yapıyor. Kendi fikirlerini dile getirip tartışmayı çok seven birisi, bakıyorsunuz ki tartışma programı ?moderatör?ü olmuş ve tabii ki konuklarından daha çok konuşuyor.
Sonra yorumlarıyla, fikirleriyle dikkatlerimizi çekerek ünlenen bir başkası duyuyoruz ki, gelen tekliflerin cazibesine kapılmış yarışma programı sunmaya hazırlanıyor.

Gelelim, televizyon kanallarımızın son gözdesi şarkı ve dans yarışmalarının jürilerine…
Biliyorum, şov programı bunlar, fazla büyütmemek, çok da ciddiye almamak gerek ama yine de şunu sormaktan kendimi alıkoyamıyorum.
Her ünlüden jüri üyesi çıkar mı, çıkmalı mı?
Ya da şöyle sorayım…
Ünlü olmak ve jüri üyesi olmak kendiliğinden birbirine yakışan ve birbiriyle çakışan özellikler olabilir mi?
Biraz daha açayım…
Müslüm Gürses?in Profesyonel adlı yarışma programında jüri üyesi olmasında bir uyumsuzluk yok mu?
İster istemez yorum yapmaya zorlanışı, bir yandan yarışmacıları hırpalarken bir yandan da derdini anlatabilmek için kendini hırpalıyor olması zihninizde buruk bir tat bırakmıyor mu?
***
Yıllar boyu onu kitlelerden uzak tutmak için çırpınan TRT?nin, müzik endüstrisinin ve seçkinlerin jürilerine gülmüş geçmiş; hep kendi bildiği yoldan ilerlemiş Müslüm Gürses şimdi yarışma jürisi…
Müziğin ve sahnenin bütün kurallarına sırtını dönüp içinden nasıl geliyorsa öyle şarkı söylediği için ?Baba? sayılan Müslüm Gürses şimdi kurallardan söz ediyor.
Şefkati ve kalendermeşrepliği tescilli ?Müslüm Baba? şimdi karşısında el pençe divan duran yarışmacıya gayet sert ifadelerle ?sen çalgı çalmayı öğren, şarkı söylemeyi unut? diyor.
Çadır tiyatrosundan biraz hallice bir dekor içinde ?Baba?dan incir çekirdeğini doldurmayacak gerekçelerle evlatları arasında ayrım yapması isteniyor.
Olmuyor! Olamıyor!
Tuhaf kaçıyor.
Kulağı ve kalbi tırmalıyor bu görüntü.
Aklı firar etmek istiyor insanın bu gördükleri karşısında. Seyrettiklerini unutmak istiyor.
Oysa biz Müslüm Gürses?i yarışmasız, jürisiz, şovsuz bir dünyanın yıldızı olarak sevmiştik!
Vatan Gazetesi/Haşmet Babaoğlu – 07/02/2007

Amerikalılar Karadenizde

26 Ocak’ta Vizyona Girecek Olan “Amerikalılar Karadenizde 2” Filmi, Yanlışlıkla Karedeniz’e Düşen Ama Patlamayan Bir Füzenin Ardından Yaşanan Komik Olayları Konu Alıyor.
26 OCAK’TA VİZYONA GİRECEK OLAN “AMERİKALILAR KARADENİZDE 2” FİLMİ, YANLIŞLIKLA KAREDENİZ’E DÜŞEN AMA PATLAMAYAN BİR FÜZENİN ARDINDAN YAŞANAN KOMİK OLAYLARI KONU ALIYOR.

Yönetmenliğini Kartal Tibet’in üstlendiği, Metin Akpınar, Peker Açıkalın, Kadir Çöpdemir, Kıvanç Tatlıtuğ ve Melis Birkan’ın başrolleri paylaştığı filmin müzikleri Fuat Saka imzalı. Füzelerini yanlışlıkla Karadeniz’in şirin köylerinden Yukarısulakça’ya indiren Amerikalıların, köye gelip halka çaktırmadan füzeyi alma maceralarını anlatan film, Turan Yavuz’un öyküsünden, Kubilay QB Tuncer tarafından senaryolaştırıldı. Filmde, arebesk müziğin ünlü ismi Müslüm Gürses de rol aldı…

Jüride şarkıcılar da ‘Profesyonel’ değildi

‘Popstar Alaturka’, ‘Buzda Dans’ derken bir de ‘Profesyonel’imiz oldu. atv’de ekrana gelen yarışmanın benzerlerinden farkı jüri isimleri.

Ajda Pekkan, Müslüm Gürses, Osman Yağmurdereli ve Pelin Akad’dan oluşan jürinin müzik konusundaki bilgilerinden şüphem yok; ancak ilk bölüm çok kötüydü. Jürinin eleştirilerinden, yarışmacıların hiçbirini tanımadığı belli oluyordu. Sadece Pelin Akad, elindeki kağıtlardan yarışanları eleştiriyor ve bilgi sahibi oluyordu. Oysa yarışmacıların ismi günler öncesinden belliydi. Neyse o prodüksiyon ve kanal yöneticilerinin sorunu. Benim en önemli tespitim jürinin ‘detone’ çıkışı oldu. Bir şarkıyı ya da şarkıcıyı eleştirmek için ‘detone’den başka şeyler de olmalı… Mesela mikrofon tutuşundan sahne duruşuna ve hatta konuşmasına kadar gençlerin her şeyi incelenebilir. Bir de Müslüm Gürses kendi alanında çok iyi bir şarkıcı olabilir. Ancak jüri olmak farklı bir şey. Ben dikkat ettim, her yarışmacıya “Sesinin rengi çok güzel.”, “Bazı yerlerde ufak tefek falsolar oldu; ama yolun açık olsun.” dedi. Yarışmanın ilerleyen dakikalarında anladım ki falso demekle ‘detone’yi kastediyormuş. Hasılı hem şarkıcı adayları hem de jüri üyeleri ‘Profesyonel’ değillerdi.

Yarışmaların reytingini jüri üyeleri belirliyor

Yeniden moda olan ‘star’ yarışmalarına biri daha ekleniyor. ATV’de ekrana gelecek ‘Profesyonel’in jürisinde Müslüm Gürses ve Ajda Pekkan’ın yanı sıra ünlü yapımcı Osman Yağmurdereli ile Pelin Akat var.

Orhan Gencebay, ‘Popstar Alaturka’da jüri üyesi olduğunda hayranları kızmıştı. Şimdi ‘Müslümcü’lerin ne diyeceği merak konusu. ‘Popstar’, ‘Türkstar’, ‘Türkiye’nin Yıldızları’, ‘Anadolu Ateşi’, ‘Akademi Türkiye’ ve ‘Popstar Alaturka’ gibi yarışmalarda reytingi, gençlerin dramatik hale getirilen hayat hikayelerinin yanı sıra jüri üyelerinin kavgaları belirlemişti. Bunun en son örneği, farklı kulvarda bir yarışma olsa da, Show TV’deki ‘Buzda Dans’ta yaşandı. Yarışmacılardan Tuğba Ekinci ile jüri arasındaki tartışmalar, medyada sıkça yer alırken, jüri üyelerinden Sema Çelebi de diğer üyelerle atışmalarıyla öne çıktı.

Orhan Gencebay, Armağan Çağlayan, Bülent Ersoy ve Ebru Gündeş’in jüri üyesi olduğu Star TV’deki ‘Popstar Alaturka’ da kavgalarla anıldı. Bülent Ersoy’un Orhan Gencebay ve Armağan Çağlayan ile kavgası magazin programlarında birinci haber oldu. En ateşli jüri tartışmaları ise ilk ‘Popstar’ yarışmasında yaşanmıştı. Armağan Çağlayan, Ercan Saatçi, Ahmet San ve Deniz Seki, yarışmacılar yüzünden birbirlerine girmiş ve bir sonraki yarışma Türkstar’da Deniz Seki tartışmalara dayanamayıp yerini Zerrin Özer’e bırakmıştı. Tabii, bu tartışmalar reytinge yansımış ve kavgadan karlı çıkan ise yayıncı kuruluşlar olmuştu.”