Bir tokatla başlayan aşk
Müslüm Gürses, Muhterem Nur’la bir Malatya turnesinde tanışır. Sahne sırası için başlayan tartışma, Muhterem Nur’un yanağında patlayan tokatla son bulur. Bu tokat, aralarındaki aşkın da ilk kıvılcımıdır
ADANA Tarsus yolunun o karanlık anını çoktan unutmuştur Müslüm Gürses. ‘Özür Diliyorum Senden’, ‘İsyankar’ ve ‘Ben İnsan Değil miyim’ gibi plaklar peşpeşe gelir, büyük ilgi görür. Şimdi arabesk müzik piyasası Gürses’in peşindedir! Artık ünlü bir şarkıcıdır; hem yorumcu hem de besteci olarak diğer arabesk starlarıyla ulu orta yaşanmasa da, rekabet halindedir… Gecekondu kalabalıkları Orhan Gencebay’a Kral, Ferdi Tayfur’a Abi der. Ama o hep Müslüm Baba’dır. Çünkü en kıyıdakileri yakalayan hep Müslüm olmuştur..
ANADOLU’DAN BİR SES
Hem nasihatleriyle hem de sanki onlardan biri olma haliyle. Evet, nasihat eder; Mesela, “Aldanma çocuksu mahzun yüzüne, mutlaka terkedip gidecek bir gün” diye. Müslüm Gürses şarkıları artık bütün Anadolu’yu sarmıştır… Yalnızlar, kayıplar, kasabalılar, karşılıksız kenar mahalle sevdalıları, dertliler, kederliler, Müslüm’ün sesi ve sözleriyle kendilerinden geçer. Peki Gürses mi dinleyiciyi yaratmıştır, dinleyici mi Gürses’i? Bu sorunun yanıtı şarkı sözlerinde gizlidir.
İSYAN, KAHIR VE KEDER
Kentin içinde yolunu bulamayanların kederini, öfkesini taşır bu sözler. Ama şarkılarda ve sahnedeki duruşunda kabullenme ve boyun eğme de vardır. Çatışmalar, çelişkiler, aşk üzerinden dillendirilir… Kız zengindir oğlan fakir, bu yüzden kavuşamamıştır. Ya da tam tersidir. Kırık, dökük bir sevdadır anlatılan, ama ihanet hep öteki taraftan gelir, yani zenginden, yani kentin anahtarını elinde tutandan. Müslüm Gürses repertuarı, isyanı, kahrı, acıyı, aşkla damıtmaya çalışan, ama bunu yaparken biraz daha acı çoğaltan şarkılardır.
NUR’UN HAYRANIYDI
Ve sonunda kendisi de aşık olacaktır… Hem de onca şöhrete, kalabalıklara rağmen… Üstelik de daha çocukluğunda, hiçbir filmini kaçırmadığı bir sinema yıldızı olan Muhterem Nur’a… Müslüm Gürses’le Muhterem Nur bir Malatya turnesinde tanışırlar; hem de kavgalı gürültülü bir biçimde. Kavga sahne alma sırası yüzünden çıkmış, kendisine hakaret eden Muhterem Nur’a Müslüm bir tokatla karşılık vermiş ancak kavga tatlıya bağlanmıştır. Hem de daha sonra aşka dönüşerek…
FİLM MUTLU SONLA BİTTİ!
Muhterem Nur Türk sinemasının en gözyaşartan filmlerinde oynamış, acı tadında karakterler yaratmıştı. Kendi hayatı da öyleydi… Müslüm Gürses de acılar, ölümler, hüzünlerle dolu bir geçmişe sahipti. Bir pavyon kulisinde kesişti yolları. Önce kızgınlık ve tokat ardından da iki acı hayatı kenetleyen sevda geldi. Ve o günden bu yana, yani 16 uzun yıldır çevrelerindeki tüm kötülüklere birlikte duvar ördüler
Yorum takibi
Geri izleme
23 Eylül 2002, 21:17
2002 Haberleri
Bugün 0, toplamda 266 kez okunmuş.
İçinizde kalmasın, siz de yorum yazın.